Çözülmez ukdeler ağına düştüm,
Gözün düşmeyeli meğer ölmüşüm.
Hazanlar ardımda hep koşar adım,
Sana koşmayalı bakar körmüşüm.
Esin çağlayanı kadife zifir,
Halvet ne kitaptır hayrette cifir.
Dört elle sarıldığım gemsiz sıfır,
Bir ince saadet cana gömmüşüm.
Baktım, çöl içerim fırtına kumdan,
Kırk delik kovamı çektim suyumdan.
El verip alalı kuşku kuyumdan,
Kaf’a diz çöktürüp ufku görmüşüm.
Sözün gergef gergef hayret örünce,
Gözlerim çarıksız koştu görünce.
Yokuşsuz, pürüzsüz, atsız yörünge,
Cılız ışığımla sende sönmüşüm.
Ömürlü bu biter, cefa bu rüya,
Her nefes sanki bir beka sûr’u ya.
Canlıya camit’e yaşa kuruya,
Bir sürgün boyunca sıla sormuşum.

Yine derin düşüncelere daldıran enfes mısralar yüreğinize sağlık üstadım 🌹
Hakk isterse, kar da dolu da yağmura döner, kış gününde dahi her yana rahmet ler iner… şimdi yalvarıp ağlamak düşer hepimize, tıpkı ağladığı gibi göğün üstümüze.
Muhterem Tahsin ben , günümüze şerh düşmüş. Kaleminize yüreğinize sağlık..