Dilek – Tahsîn-i KELÂM

Dilek – Tahsîn-i KELÂM

Bir hâl kulu tertemiz, kalbi de saf, dupduru Öyle kul et ki ya Rab; beklentisiz, lekesiz! Dil döksün vuslat için, gül gibi gam buhuru Kapında boynu bükük, kimsesiz, halakasız. Bilsin ki dünya yurdu, dik yokuşta tırmanış Gam hâlinde, neşede, hep seni hatırlamış. Şu...
Yağma – Tahsîn-i KELÂM

Yağma – Tahsîn-i KELÂM

Aradım, aradım, baş koyam eşik Ne yolmuş, pek zorlu, nefis sırnaşık! Dolandım, meğerse dost mihrabında Başımla ayağım oldu birleşik. Bir çemen, bir zülüf aldattı bizi Ölümcül, zehirli, bal tatlı bizi! Heves kafesine kapattı bizi Salladı, uyuttu, hoş dünya beşik....
Turkuaz Mavisi – Seher SAĞLAM

Turkuaz Mavisi – Seher SAĞLAM

Bir turkuaz mavisinde Sürgün veren düşlerleyim. Billur an’lar geçirdiğim, Tan yerinden uçurduğum, Bir çam dalı zirvesine Kanat açan kuşlarlayım. Bir turkuaz mavisinde Kırklar gören başlarlayım. Baranlardan içirdiğim, Hazanlardan göçürdüğüm, Bir bam teli bestesine...
Sahra – Tahsîn-i KELÂM

Sahra – Tahsîn-i KELÂM

Kâkülüm okşanır kâh, bulutlar ayağında, Kâh zeytin ağacının, ayaklarım yağında. Bazen der sanki yol aç, bazen de sarmaş dolaş, Kâh ıslak kirpiklerim, güneşin saçağında. Soluk benizli ömür, dehrin el ayasında, Zamandan ayağına, yer etme çabasında, Bir firak terbiyesi,...
Yersiz – Tahsîn-i KELÂM

Yersiz – Tahsîn-i KELÂM

Ses(n)sizliğe hükmetmeye çalışıyorum, Her sükût hecesi İnceden senfonik bir yorum. Yer yer nüktedan bir inkişaf, Kâh şevkli, endamlı bir şef, Kâh biçare, virane, pür-esef. Güzlerde çeliklenmiş buğday beniz, Gamsızlık, ömürlük küsuf. Mazharım, yazar değilim, Bendeki...