— Eski ile yeni arasında bir şehrin hikâyesi —

neler kaldı eskiden

     bu nostaljik şehirde?

bir gençlik hikâyesi,

     iklimlerden s/üzülen—

bazen bora, dolu, kar 

     bazen cilvebaz bahar

ateşin sel, aniden

     habersizken yeniden. 

bigâne, uzaklarda

     gün sarısı dilekler…

neden, niçin demeden

     günler geçmiş eskiden.

sokaklar ıssız şimdi

     izdiham çemberinde —

ikindiye sığınmış

     saf çocukluk s/ezgisi,

o velvele içinde…

     berrak bir ses telinde,

gün batarken kederden 

     dirilir mi yeniden? 

asude şafaklarda

     bahar dalı, leylaklar…

şarkıların dilinden

     huzur içmiş eskiden.

takvimler pürtelaş, bak!

     lal kesilmiş s/anılar

yenilik serabında,

     söz uçarken maziden

yetimlik girdabında—

     ‘yır’lar, cümle yeniden

bir de rüzgâr bihaber

     dünde olup bitenden.

mücella ufuklarda

     dupduru o melekler… 

ezelî bir sevgiden

     kanat açmış eskiden.