Çeviren: Nil NİHAN

Neyi zordur gizlemesi? Ateşi mi?

Zira sırrını ifşa edendir dumanı,

Ele verir geceleyin pervasız alevi. 

Bir de sevda vardır, gizlenmekten çok ırak

Hani sözde usulca muhafaza olunacak,

Heyhat ki nazarların ışıltısıyla dahi sırrı sonlanacak! 

En yamanı da gizlemesidir bir şiiri;

Zira bir kıstasa sığdıramaz kimse edebî!

Şair tazeliğiyle onu söylemeye dursun,

Tamamıyla mutmain, onunla dolsun. 

Hele ki zarafetle kaleme aldıysa şiirini,

Arzu eder ki tüm âlemin olsun o zarifi! 

Herkese terennüm eder sedalı ve neşeli, 

İster ızdıraptan olsun ister inşirahtan tesiri.

GESTÄNDNİS – VON WEST – ÖSTLİCHER DİVAN 

Johann Wolfgang GOETHE

Was ist schwer zu verbergen? Das Feuer!

Denn bei Tage verrät’s der Rauch,

Bei Nacht die Flamme, das Ungeheuer.

Ferner ist schwer zu verbergen auch

Die Liebe: noch so stille gehegt,

Sie doch gar leicht aus den Augen schlägt.

Am schwersten zu bergen ist ein Gedicht:

Man stellt es untern Scheffel nicht.

Hat es der Dichter frisch gesungen,

So ist er ganz davon durchdrungen;

Hat er es zierlich nett geschrieben,

Will er, die ganze Welt soll’s lieben.

Er liest es jedem froh und laut,

Ob es uns quält, ob es erbaut.

JOHANN WOLFGANG VON GOETHE

Johann Wolfgang von Goethe, 28 Ağustos 1749 tarihinde, Frankfurt’ta (Goethe-Haus) dünyaya gelmiştir. Babası Johann Caspar Goethe (1710 -1782) bir hukukçu, annesi Catherina Elisabeth Goethe (1731-1808) ise Frankurt’un varlıklı ve tanınmış bir ailesindendir.

Goethe’nin çalışma takviminde Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Latince, Yunanca gibi dil öğrenimlerinin yanı sıra, bilimsel konular, din ve çizim gibi alanlar da yer almıştır. Çello ve piyano çalmayı, biniciliği, eskrimi öğrenmiştir. Goethe; şiir, drama, hikâye, otobiyografi, estetik, sanat ve edebiyat teorisi, ayrıca doğa bilimleri olmak üzere birçok esere imza atmıştır. Ayrıca Alman edebiyatının dünyadaki temsilcisi olarak kabul edilmiştir.

1765’in ilkbahar aylarında, Leipzig’de hukuk öğrenimine başlayan Goethe, Frankfurt’ta devam ettiği öğrenimine, 1770 yılından itibaren Strasbourg’da devam etmiş ve Latince üzerine doktora çalışması ile sonlandırmıştır. 1775 senesinde ilk kez ele aldığı Kur’an tefsirleri ile doğu kültürleri üzerine araştırmalarda bulunmuş ve böylece İslamiyet’e pozitif bir bakış açısıyla yaklaşan özgün edebiyatçılardan olmuştur.

1786 yılında kişisel ve psikolojik çıkmazlarından kurtulma düşüncesiyle İtalya’ya seyahat etmiştir. İtalya seyahati, Goethe’ye köklü bir deneyim kazandırmış ve kendisi bunu “yeniden doğuş” olarak nitelendirmiştir. 1794 yazında, Jena yakınlarında yaşayan tarih profesörü Friedrich Schiller, çıkarmakta olduğu Horen isimli kültür ve sanat dergisi için Goethe’ye iş birliği teklifinde bulunmuştur. Bu, edebî manada birbirinden etkilenerek şekillenen, yoğun bir iş birliğinin başlangıcı olmuştur.

Goethe, İtalya seyahatinden sonra öncelikli olarak doğa bilimi ile ilgilenmiştir. 1807 yılında Jena Üniversitesi’nin denetlenmesi görevine getirilmiştir. 1809’da bir otobiyografi ele almaya başlamış, bir yıl sonra ise çok uzun süre onu işgal eden ‘Renk Teorisi’ (Farbenlehre) adlı eserini yayımlamıştır. Bu arada tüm çağların edebiyat araştırmasını yapmış, Arapça ve Farsça öğrenimine başlamış, Kuran’ı okumuş ve İranlı şair Hafız’ı okuma fırsatı bulmuştur.Goethe, 1823 yılında yakalanmış olduğu hastalık sonrası, iç dünyasında ve çevresinde daima sessizliği ve sakinliği tercih etmiştir. 22 Mart 1832’de de hayata veda etmiştir. 26 Mart’ta Weimar Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir.