Gibi – Seher SAĞLAM

Gibi – Seher SAĞLAM

oldum olası hayattan azıcık yorulmuş gibi hareli hisler elinden iyice yoğrulmuş gibi dağ misali ağır gamdan canevi burulmuş gibi hâli harap, ayrılıktan  solundan vurulmuş gibi hazanların poyrazından bir yana savrulmuş gibi bakışları, kara kıştan kül olup...
Yorgunluğun Epistemolojisi – Nurettin SARIASLAN

Yorgunluğun Epistemolojisi – Nurettin SARIASLAN

Bir şehrin üzerine çöken alaca karanlık değil bu; insanın iç diyarlarında yavaş yavaş kemirilen bir karanlık. Ruhun kireç taşı tabakaları gibi aşındığı, her bir darbede parçalanan bir heykelin sessiz çöküşü. Dinlenmenin matematiğini bozan, uykunun kimyasını altüst...
Editörden – HELEZON

Editörden – HELEZON

HELEZON DÖRT YAŞINDA! Değerli Okurlarımız, Kasım, zamanın hızını kesen bir ayna gibi duruyor takvimde; yapraklar düşüyor, rüzgârlar esiyor, duygular derinleşiyor. Tıpkı bundan tam dört yıl önce, yine böyle bir kasım ayında olduğu gibi. İşte o güz mevsiminde, güzel...
Atakum Sahil – Çağrı ADİL

Atakum Sahil – Çağrı ADİL

bir karanlık odaya doğdum kulağıma seni fısıldadılar adım adına değdi delidir dediler sarıkız süt vermeyince elimden çaldılar ismini ben bir başıma dağa koştum namını güle leylağa sordum sevda çiçeği yüzüme bakıp güldü sade hoş asude ağaçlar dalgalı yapraklar bahane...
İçimizdeki Memleket – Ali AYDIN*

İçimizdeki Memleket – Ali AYDIN*

Bir insanın çocukluğunu düşündüğünde hatırladığı ilk şey çoğu zaman mekândır. Bir evin kapısı, bir sokak, bir bahçe… O mekânla birlikte gelen sesler, kokular ve yüzlerdir aslında belleğimizin taşıyıcısı. İşte Lu Xun’un “故乡” (Memleket) adlı hikâyesi de tam olarak bu...