Sahra – Tahsîn-i KELÂM

Sahra – Tahsîn-i KELÂM

Kâkülüm okşanır kâh, bulutlar ayağında, Kâh zeytin ağacının, ayaklarım yağında. Bazen der sanki yol aç, bazen de sarmaş dolaş, Kâh ıslak kirpiklerim, güneşin saçağında. Soluk benizli ömür, dehrin el ayasında, Zamandan ayağına, yer etme çabasında, Bir firak terbiyesi,...
Yersiz – Tahsîn-i KELÂM

Yersiz – Tahsîn-i KELÂM

Ses(n)sizliğe hükmetmeye çalışıyorum, Her sükût hecesi İnceden senfonik bir yorum. Yer yer nüktedan bir inkişaf, Kâh şevkli, endamlı bir şef, Kâh biçare, virane, pür-esef. Güzlerde çeliklenmiş buğday beniz, Gamsızlık, ömürlük küsuf. Mazharım, yazar değilim, Bendeki...
Kar – İbrahim TÜRKHAN

Kar – İbrahim TÜRKHAN

Kırağıda kaldı gençlik düşlerim, Geçen kırk yılımın arkası sıra. Savrulmuş yıllardır dört bir diyara, İpsiz boncuk gibi boş emellerim. Babam bana böyle bırakmamıştı; Mirastı mutluluk her bir sayfaya.  Nereden başladı bu kar yağmaya?    Düşlerim...
Mazeret – Tahsîn-i KELÂM

Mazeret – Tahsîn-i KELÂM

Mahcup yüzünden inen arınç sicimleriyle, Zülfünü gecelerin, ördün mü aşk hamalı? Şu pişmanlık sarmalı, anlık geçim yeriyle, Geçip gitmeden önce, küstün mü aşk hamalı? Çapraşık mazeretler, bitmez say say ‘ama’lı, Eyne kaftan giysen ne, kalbin binbir yamalı, Buldun mu o...
Yaka Paça – Tahsîn-i KELÂM

Yaka Paça – Tahsîn-i KELÂM

Her gün batımında, Dört başı mamur âr’dım, Mey’us benlik ey, ne istersin? Mücbir bir ölümden mi Çığlık çığlığa yardım? Bir güneş çizdim mahsur ömrüme, Hadsizlik ve hadsizlik… Karardım kendime gün sonunda. Tezik yüreğe musallat, Atmaca bir hayat. Bazen kanatır kanadını...