Doğan YÜCEL

İyi bir hatip veya edip olmanın alamet-i farikalarının başında kelimeler arasındaki incelikleri (nüans) bilmek ve ona göre kullanmak gelir. Kelime incelikleri esasında birbirleriyle ilişkili sözlerde görülür. Böyle kelimelerdeki münasebet üç çeşittir; 1. Aynı anlam. 2. Yakın anlam. 3. Zıt anlam. Lügatler genellikle bir kelimenin kazanmış olduğu tüm manaları veya bir ilim sahasındaki mana/manaları verilerek hazırlanır. Bu durumda çoğunlukla birinci (en yaygın) anlamıyla farklı bir sahaya, ikinci, üçüncü.. farklı anlam gruplarına dahil olabilir. Elektronik tercüme programları da bu temel prensiple hazırlanırlar. Kelimelerin hangi anlam sahasına ait olduğu kelimenin köküne bakılarak değil ilişkide olduğu diğer kelimelerle tespit edilir. Bu bakımdan bir dilin sinonim ve antonim (eş ve zıt) sözlüklerinin hazırlanmış olması çok kıymetlidir. Yani sinonim bir kelimenin kaç manaya sahip olduğuna değil bir anlam grubunda kaç kelimenin bulunduğuna bakılarak tespit edilir.

Türk dilinin sözlükçülük tarihinde bazı dar kapsamlı sinonim ve antonim sözlükleri vücuda getirilmiştir. Bu çalışmalardan üçünü burada zikretmek yerinde olur. Ali Seydi Bey’in hicri 1324 (1909) yılında hazırladığı Defter-i Galatat lügatidir ki Şişman (2019) bu lügatlerin yeni harfle tab’ını yapmıştır. Bu lügatte 700 civarı elfâz-ı müteşâbihe ve müterâdifenin (yakın ve eş anlam) kısa kısa izahları yapılmıştır. 1989’da Emine ve Yavuz Kandemir bir Eş Anlamlı ve Karşıt Anlamlı Kelimeler Sözlüğü hazırlamışlardır. Bu sözlükte 2500 kadar kelimenin 185 sayfada izahları verilmeden ve nüans farkları açıklanmadan sadece kelime grupları verilmiştir. Türk Dil Kurumu’nun (TDK) sayfasında da bir dönem elektronik ortamda Eş Anlamlı ve Karşıt Anlamlı Kelimeler Sözlüğü kullanıma açılmıştı. Bunlarla beraber kimi divan ve edebi eserlerde kullanılan sinonimler de listelenmiş ve izahları yapılmıştır. Bunlardan birisi Mirzaahmad Olimov’un Boburnoma’da Kullangan Sinonimlar Lugati isimli eseridir. 

Anılan çalışmalara ilaveten internetteki bazı derleme listeler haricinde Türkçenin kapsamlı bir müteradifat lügati yazıl(a)mamıştır. Lügat-i müteradifat veya sinonim adıyla Arapça, İngilizce ve Urduca gibi dillerin müstakil lügatleri vardır. Bazen sinonim sözlüklerinin zıt kelimelerle birlikte basıldığı görülür.

Bir sinonim sözlüğünde neler olmalı veya yapılmalıdır? Ekseriyetle üç veya daha fazla kelime bulunan başlıklar derlenmiş olmalıdır. Nüans farkları olan kelimeler izah edilmelidir. Her bir alt madde için mümkün oldukça aslen Türkçe yazılmış edebî eserlerden misaller derlenmelidir. Çünkü bir kelimenin diğer bir dile geçtiğinin en muteber ölçüsü yazılı edebi eserlerde kullanılmasıdır.

Tarama sözlüğü, Derleme sözlüğü ve Kamus-i Türkî gibi temel eserler böyle bir lügatin omurgasını teşkil etmelidir. Bu ana eserlerle beraber Hemşirelik terimleri, coğrafya terimleri, edebiyat ıstılahatı gibi sözlükler de çalışmaya dâhil edilmelidir. Lügat ana konular, ana konuların altındaki alt başlıklar ve her bir alt başlık altındaki maddelerden meydana gelmelidir. Misal verilecek olursa mutfak ana konusunda tencere başlığı altında maddeler ve örnek kullanım cümlelerinin verilmesi gibi.

Böyle bir sinonim sözlüğüne dair altta birkaç örnek verilmiştir;

HAYIR

Yok: Halk dilinde hayır, olmaz.

Ör: “Uykudan uyanmış şahin bakışlım 

       Dedim sarhoş musun söyledi yok yok

       Ak elleri elvan elvan kınalı

       Dedim bayram mıdır söyledi yok yok” Kul Nesimi

Hayır: “Yok, öyle değil, olmaz” anlamlarında onamama, inkâr ve ret bildiren bir söz.
Ör: “-Annem yatmadı mı? -Hayır! Misafirler vardı; bitişiktekiler… Şimdi gittiler… -Nasıl gidebildiler?” Recaizâde Mahmud Ekrem 

Ör: “Hayır efendim, hayır, diyor annesi gene yırtılan sesiyle.” Murathan Mungan

Na: Olmayan şey, istisna veya hariçte tutmak için kullanılan ön ek.

Ör: “Müftî bolğan âlimler nâ-hak fetvâ birgenler

     Andağ müftî câyını Sırat köfrügde kördüm” Ahmet Yesevî

Olmaz: İmkânsız, gerçekleşemez, gayrimümkün

Ör: “Gün olur bir olmaz hayâle dalar, 

       Bir soluk benimçün üzül, isterim. “ Nihad Sami Banarlı

Ör: “Türklüğün vicdanı bir, 

       Dini bir, vatanı bir; 

       Fakat hepsi ayrılır 

       Olmazsa lisânı bir.’ Ziya Gökalp

Lâ: Genellikle edebî eserlerde hayır ve olumsuzluk manasına gelir.

Ör: “Eger biñ pâre kılsalar tenimi

      Ben ‘aşka lâ dimezem baht-ı nâmdur” Ümmî Sinan

Go: Burdur’da hayır manasında kullanılır.

Ör: “Go gelmedi, görmedim.” Derleme Sözlüğü VI

Hın: Bitlis’te hayır.

Iıh: Halk dilinde hayır.

Narasın: Burdur’da hayır.

To: Kütahya’da hayır.

Vâ: Niğde, Azerbaycan’da yok, hayır.

Yaa: Halk dilinde hayır, olmaz.

Yoo: Halk dilinde hayır, olmaz.

EVET

Evet: “Öyledir” anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he.

Ör: “—Sen dalkavuk musun? —Evet efendim, ben dalkavuğum.” İskender Pala

Ha: Halk dilinde evet.

Ör: “Hak bir gönül verdi bana ha demeden hayran olur

      Bir dem gelir şadı olur bir dem gelir giryan olur” Yunus Emre

He: Halk ağzında evet.

Ör: “Hadi biz, «Sultan yıkasın» dedik, ya sen niçin he dedin şıp diye? Bir zaman güldü, sonra yeniden kızdı: Neymiş öğretmen! Neymiş eğitmen!” Kemal Tahir

Hay hay: Evet kabul ediyorum, olur, baş üsütüne  manalarında kullanılan bir ünlem.

Ör: “—Babalık, sana iki besili kaz göndersem, yolabilir misin? —Hay hay efendi, ruhları duymaz, cascavlak ederim.” İskender Pala

Belî: Evet, hay hay.

Ör: “Benüm cûş u hurûş-ı bahr-i giryem dâîimî Pertev

      Bahâr eyyâmı haddince belî bir hoş olur bülbül” Muvakkit-zâde Pertev

Ör: “Bel küstāḫlıḳ ammā sözümüz

      Yoḳ ḥużūruñda egerçi yüzümüz” Sünbül-zâde Vehbî

Pekî: Evet.

Ör: “Bu yozluklar ortasından çıkarmak için. Peki, kendim için. Öyle.” Adalet Ağaoğlu

Pekâlâ: Evet, olur manalarında kullanılır.

Ör: “Hoşlanırsan, hadi, olmaz mı?…” “Pekâla, gideriz;

      Hem biraz kır görürüz, hem de güreş seyrederiz. ” Mehmed Akif Ersoy   

Tamam: Evet, olur.

Ör: “Şahısın eksikli kulun

       İçenler ayrılmaz dolun

       İnceden incedir yolun

       Tamam gerçek velisin sen” Muhiddin Abdal  

Olur: “Evet” anlamında kullanılan bir kabul sözü.

Ör: “Ben: “Gene gelirim dedin ya az evvel… Yanlış anlama ama… gelme olur mu?” Lord Poton: (Başını sallıyor.) “Olur, gelmem.” Elif Şafak

Bayah: Bazı yörelerimizde evet.

Havar: Muğla ilimizde evet.

Hazahır (haza..): Konya’da evet.

He ya: Halk dilinde evet, öyle.

Hı: Halk dilinde evet.

Össün (össön): Eskişehir’de evet.

Telas: Çankırı’da evet.

Ya: Bazı yörelerimizde evet.

Zehe: Muğla’da evet.

Zere: Çorum’da evet, öyle.

Bir gün böyle bir kapsayıcı lügate Türkçenin de sahip olması temennileriyle..

Kaynaklar

Akalın, Ş. H. (2017). “Ali Seydi Bey ve Sözlükleri”. STAD Türkoloji Araştırmaları Dergisi, 2(1), 1-7.

Ali Seydi Bey (2019). Defter-i Galatât Dil Yanlışı Sözcükler Defteri (Haz: Rabia Şenay Şişman), Dün Bugün Yarın Yayınları.

Commission (2007). The Oxford Dictionary of Synonyms and Antonyms. (2nd Edition). Oxford University Press.

Kandemir, E. ve Kandemir, Y. (1989). Eş Anlamlı ve Karşıt Anlamlı Kelimeler Sözlüğü. Altın Kitaplar.

Olimov, M. (2004). Boburnoma’da Kullangan Sinonimlar Lugati. Uzbekistan Respublikası Fanlar Akademiyası. Fan Naşrieti.

Uzun, M. İ. (1989). Ali Seydi Bey (ss. 2:442-445) TDV İslâm Ansiklopedisi.