uslanmayan tonlarca cümlelerim 

tünerken asi dokunuşlara

kirpiklerin belde 

dilim  kuşlardan kervan 

göz ucu hayaline 

sim dökülmüş öyküler yazılır

.

küstah kamuflajında 

usta gamzelerin

nerede biter

avuçların buz dağı güzelliği

söner yanağıma 

uzaklaşır

.

enine tutunsam boylamında

kaynayan yeşil tütsü

verdiğin nefeslere emirgan

giderim kendime 

gökkuşağında patır patır kayarken

bahar tokalı 

dev savaşlarından çıkarım

.

martılarla tarçın kokulu 

yosunlu salebi içime çeker

kapanan gözlerine

süpürürken renklerini

sen diye boyanırım korkularımdan

.

viyola esse gündüzler

üsküdara tarasam saçlarımı

kış saatiyle akşama doğru

paket taşlarının

boğuk, sökülen derzlerinden

öpse de gözlerim 

gitmelisin! çirkinleşen tadınla

dökülemediğim senden