Mariupol’e…


deniz
hayata kapanmış göz gibi bulanık
ortanca mevsimi de
hiç başlamadı bu sene
şeker pembesi toplara,
açık gözlerinde katil görüntüsü kalan
sessiz meçhuller bakıyor

.

şehrin kendisi de kör
boş pencereler,
bina-insan dökme hurda
konvoylarına baktıkça
gündüz gündüz kararıyor
rüzgârda terk edilmiş köpek gibi sızlayan
odaların içinden,
kolera nefesi
isim, resim, anıları siliyor

.

çıplak armatür kirpik mi ki
kurşun yağında kızarış her bulut
özür dilemeden ona konuyor
yoksa kaburga mı
uzuvları kopmuş bu kent
göklere göğüs kafesini açıyor

.

kayısı ağacı da çiçeklenmedi bu sene
avlusuna, arılarına selam veremeden
kömür kömür, meçhul meçhul duruyor
körlenmiş hayat kadar net çeken aygıt yoktur
görüntüleri deşifre ediliyor
şimdi ise baharlarını şaşırmış muzdarip şehir
yaprak misali
son hayatlarını döküyor