Güzün yarı yarıya ıslanır topallığım;

Yürüdükçe katılaşır, oturunca sarkar bileklerimden.

Böyle zamanlarda tutulan yer çekimine inat

Günaşırı ısrarla çarpan adımlarım,

Çaresiz durulur.

Bir mezar doğar, bir bebek ölür!

İşarettir denizlerin bakışlarıma benzemesi

Gardımı bitmeyecek kışa bırakıyorum.

Canımı yakan aynalara karşı yüzüm yok

Etlerin tutuşmasını belleğimde izledim.

Çarşıların gücü susuz,

Merakımı dağlamıyor hiçbir cevap!

Sanıyorum şeritleri aşmak, kibrin yakan çöpü

Yıldızlar belirmiyor.

Gerçi okumasını bilmem

Zaman uzansa bile ben kısa…

Geleceğim kartlarda saklı

Dönüyorum muhalif köşelerden.

.

Nasırlaştı kursakta göz görmeyen yalnızlık,

Mevsimi gelmeden tetiği çekiyor naftalin.

Şafak tamı tamına doksan,

Sindirilmemiş uykunun tam ortasına boğulan yarınlar…

Sorgusuz iplerle çözülmeye ramak kaldı.

Parçaları süzerek izlerim,

Kaçışını gölgelerin.

Sorma.

İzim, imzam değişir benim

Sevmem de sevilmem de bundan sonra

Üstüne varılmamış yanılgılardan 

Tarifi mümkün yılgınlıklar tartıyorum.

Korkuluktan zırh diktim iğne geçmez elime

Yalvarırım, ölümü dirseklerimden giydirin!

Yaşlılık kendi çemberinde dikey tutsaklık

Üzgünüm.

Lime lime dönüşürüm istenen biçime,

Yine de bastonumu cebimde saklarım.