Hayatta en kötü şey yalnız bir insan olarak ölmektir diye düşünürdüm. Değilmiş meğer. En kötü şey, yapayalnız hissetmene sebep olan insanlarla bir aradayken ölmekmiş(malumatfurus.org, 2021). Hatırlayanlar olacaktır; bu sözler, ABD’li komedyen ve oyuncu Robin Williams, intihar ettiğinde ona ait olduğu düşüncesiyle sosyal medyada paylaşılmıştı. Hâlbuki bu cümleler, Büyük Baba (World’s Greatest Dad) adlı 2009 yapımı filmde canlandırdığı Lance adlı karaktere ait bir replikti. Ancak o, bu replikte dediği gibi kendisini yapayalnız hissettiren insanlarla bir aradayken öldü. Bu şekilde hayata veda edince sağlığında 7’den 70’e herkesi güldüren Williams, ne yazık ki sevenlerini ağlatarak gitti.

Robin Williams Kimdir?

Onun tam adı Robin McLaurim Williams olup 21 Temmuz 1951 tarihinde Chicago’da doğmuştur. Babası Robert, Ford otomobil firmasında bir yönetici, annesi Laura ise tanınmış bir modeldir. Çocukluğunu Bloomfield Hills, Michigan’da geçiren Williams, Detroit İlkokulunu bitirir. Ardından Kaliforniya Redwood Lisesinde eğitim alır. Claremont Kolejinden mezun olduktan sonra 1973 yılında özel beceri gösterenlerin okuduğu ve yılda sadece 20 öğrencinin kabul edildiği Julliard Okuluna kabul edilir. Ancak bu okuldan mezun olamadan ayrılır. Fakat Williams, daha sonra dünya çapında bir oyuncu olunca bu okul kendisine fahri doktora (Yakar, 2023) unvanı verir.

Tiyatro ve TV Dizileri 

Ardından bir kilisede sahne alarak doğaçlama yapar. Bu gösteriler aklına stand-up fikrini getirir. Bu arada okul harçlıklarını çıkarabilmek için iki arkadaş New York Central Park’ta pandomim gösterileri de yaparlar. Sokak fotoğrafçısı olan Daniel Sorine, o günlerde o ikilinin fotoğrafını çeker. Yıllar sonra Williams ünlü olunca bu fotoğrafların ona ait olduğu anlaşılır. İlginçtir ki Williams, yıllar sonra 1991 yapımı Shakes the Clown filminde aynı şekilde pandomim yapar (halil.gen.tr, 2023).

Gösteriye gece kulüplerinde yaptığı küçük şovlarla başlayan Williams, tiyatro dünyasında sürdürdüğü oyunculuk kariyerini NBC’de yayımlanan The Richard Pryor Show adlı TV programıyla devam eder. Ardından Happy Days adlı TV serisine başlar. Bu dizide uzaylı Monk karakteriyle kısa sürede büyük bir popülerlik yakalar. Daha sonra diziden ayrılarak kendisinin başrolde olduğu Monk and Mindy adlı özel bir diziye geçer. 1978-1982 yılları arasında yayımlanan bu dizideki karakteri o kadar ünlü hâle gelir ki özel posterlerden boyama kitaplarına kadar pek çok materyale malzeme olur. Bunu çok iyi kullanan Williams, 70’li yılların sonlarından itibaren stand-up şovlar yapmaya başlar ve sadık bir izleyici kitlesi bulur. 2004 yılında, Comedy Central tarafından yayınlanan Tarihin En İyi 100 Stand-Up Komedyeni (biyografi.info, t.y.) listesinde 13. sırada yer alır. 

Hollywood Günleri

Sinema kariyerine 1980 yapımı orijinal ismi Popeye olan Temel Reis filmiyle başlayan Williams, kariyerinin çoğunda komedi dalındaki karakterleriyle hatırlanır. Onun sinemada gösterdiği ilk başarı, 1987 yapımı Good Morning Vietnam olur. Bu filmdeki Adrian Cronauer karakteri ile Altın Küre Ödülü kazanan Williams, aynı zamanda BAFTA, Oscar ve Amerikan Komedi Ödüllerine aday gösterilir (Ulusan, 2020).

Onun sinemada gösterdiği ikinci büyük başarı ise 1998 tarihli Good Will Hunting olur ve bu film ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü alır. Daha önce filmlerin dublaj ve seslendirmelerini yalnızca bu işin ustası olan sanatçılar yaparken 1992 yılında orijinal adı, Aladdin and the King of Thieves olan Alaaddin ve Hırsızlar Kralı animasyon filminde Cin karakterini Williams seslendirir. Bu seslendirme işi ona o derece popülerlik kazandırır ki o günden sonra animasyon filmlerinin aranan ismi olur. 

1993 yapımı Schindler’s List filmini çeken Steven Spielberg çok zorlanır. Çünkü filmi izleyenlerin hatırlayacağı gibi bu filmde, İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan dramı anlatan yoğun bir hikâye vardır ve bu dram Spielberg’e çok ağır gelir. Williams da o dönem Peter Pan filminin başrolünü oynamasına rağmen onun yaşadıklarının farkındadır ve moralini düzeltmek için ona haftada bir 15 dakikalık stand-up yapar (Yakar, 2020).

1989 yapımı Ölü Ozanlar Derneği filminin genç başrol oyuncularından birisi olan Ethan Hawke, film çekim sürecinde epey stres yaşar. Williams ise stres altındaki oyuncuları yaptığı latifelerle güldürür.  Hawke, o gün yaşadıklarını şöyle anlatıyor: 18 yaşında, kariyerimin ilk önemli rolünü oynuyordum. Williams’ın yaptığı şakalardan dolayı benden nefret ettiğini sanıyor ve neredeyse oyunculuk kariyerimi başlamadan bitirecektim. Ancak film çekimleri bittikten sonra Williams’ın ayarladığı menajer beni aradı ve ‘Williams çok iyi iş çıkaracağını söylüyor’ deyince onunla arkadaş olduk (Garvey, 2021).

1993 yapımı Mrs. Doubtfire filminde ise boşandıktan sonra çocuklarıyla vakit geçirmek isteyen bir dadıyı canlandıracaktır. Ancak bazı endişeleri olup yaşlı dadı kılığının gerçekçi göründüğünden emin değildir. Bu yüzden Mrs. Doubtfire kılığına girerek filmde çocuklarını oynayan oyuncularla tanışır. Çocuklar gerçekten de onu tanımaz ve ancak o zaman bu rolü oynar. 

Onun hayata veda etmeden önce rol aldığı filmlerden biri de Türkçeye Müzede Bir Gece-3 şeklinde tercüme edilen Night at the Museum-3 filmidir. Bu filmde Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenen ve 14 Eylül 1901 yılında henüz 42 yaşında ABD’nin 26’ncı başkanı olan Theodore Roosevelt rolüyle karşımıza çıkar.

Kendine has eğlenceli performansı ve başarılı oyunculuğuyla tüm dünyayı güldüren Williams ile ilgili yazılacak çok şey var elbette. Ancak 1970’lerin sonlarında başladığı aktörlük hayatına 34 yılda yaklaşık seksen film sığdıran Williams hakkında bu kadar malumat yeterlidir sanırım. 

Hastalık ve Yalnızlık Günleri

Bir aktör olarak, dünya çapında onu tanıyan ya da tanımayan herkese tebessüm ettirmeyi başaran Williams, 60’lı yaşlarda Lewy Cisimcikli Demans isimli bir tür Parkinson hastalığına yakalanır. Bu hastalığa yakalanmada alkol bağımlısı olmasının rolü olduğu düşünülmektedir. Ancak o, 1983’te ilk oğlunun doğumu öncesi alkolü bırakır. Ta ki 2003’te Alaska’da film çekmeye başlayıncaya kadar. Kendisi o günü şöyle anlatır: “Küçük bir kasabadaydım, eh dünyanın ucu denemez ama dünyanın ucu oradan görünüyordu. Aklıma ilk gelen şey içki içmek oldu. Çünkü düşündüm ki az bir şey içmek belki işe yarardı. Çünkü kendimi yalnız hissediyor ve korkuyordum.” (t24.com.tr, 2014).

O, içkiye tekrar başlamasına sebep gösterirken, “Yalnız hissediyor ve korkuyordum.” diyor. İnsan, elbette bazen kalabalıklar içinde kendini yalnız hissedebilir. Ancak sık sık bu duyguya kapılmak, aslında içimizde büyük bir boşluğun olduğunu gösterir. Bununla beraber yalnızlık her ne kadar korkunç olsa da bağlantı kuramayacağımız insanlarla çevrelenmek sanırım çok daha kötü olmalı. Tıpkı hayatını sonlandıracağı ana kadar tiyatro ve sinema dünyasında izleyenlerini kahkahalara boğan Williams gibi. Kendisinde, aslında bir aktörden beklenenden daha fazlası olup bir komedyendi. Belki de onu intihara götüren şey, etrafını saran insanlardan ona katkı sağlayacak kimselerin bulunmayışı yani kalabalıklar içinde kendini yalnız hissediyor olmasıydı. Belki, ‘Hayat her şeyiyle güzel ve özeldir, yaşamaya değer.diyecek birilerinin olmayışı. 

İşte Williams’ı intihara götüren en büyük etken, ömrünün sonuna doğru kendisini kalabalıklar içinde yapayalnız hissetmesiydi. Diğer bir ifadeyle yalnızlık ve dışlanma hissi onu çok ciddi manada korkutuyordu. Eşi Susan Schneider’in onun hakkında söylediği şu ifadeler, Williams’ın durumunu doğrulur gibidir. Eşi diyor ki: “Williams Demans, diğer bir adıyla (LBD), yani Alzheimer’dan sonraki en yaygın bunama türü olarak bilinen hastalık başladıktan sonra tedirgin olmaya başladı. Hayatının sonuna doğru yıllarca beraber olduğu kalabalık ortamlardan uzak kalma onda ciddi bir endişe meydana getirdi.” (bbc.com, 2015). 

Bu arada onun yaşadığı yalnızlığı göstermesi açısından Williams’ın da başrol oynadığı, 1998 yapımı, gerçek bir hikâyeden yola çıkılarak sinemaya uyarlanan Patch Adams filmden bahsetmek istiyorum. Filmin giriş sahnesi aslında onun gerçek hayattaki ruh dünyasını özetler gibidir. Orada rol gereği psikiyatri hastanesine gider. Hastanede onu ilk karşılayanlar onun intihara meyilli biri olduğunu söyleyerek bu alana bakan doktorun bölümüne yatırır. Williams, hastaneye giderken otobüste iç muhasebe şeklinde şöyle konuşur: 

“Yaşam, eve dönmekten ibarettir. Satıcılar, sekreterler, madenciler, sihirbazlar… yani hepimiz için. İç huzuru olmayan herkes, eve dönmenin bir yolunu arar. O zamanlar ne hissettiğimi tarif etmek zordu. Kendinizi bir kar fırtınasında yürümeye çalışırken hayal edin. Aynı daire içinde döndüğünüzü bilmezsiniz. Ağırlaşan bacaklarınız sürüklenir. Haykırışlarınız rüzgârla dağılır gider. Ne kadar küçük ve evden ne kadar uzaksınızdır. “Ev” sözlükler bu kelimeye hem bir başlangıç noktası, hem de bir hedef olarak tanımlıyor. Peki ya fırtına!.. Fırtına benim beynimdeydi. Şair Dante’nin dediği gibi; ‘Yaşam serüvenimin ortasında kendimi karanlık bir ormanda buldum.’ Çünkü doğru yolu kaybetmiştim. Sonrasında en doğru yolu bulacaktım ama en beklenmedik yerde… ” (Shadyac, 1998).

Evet, bu filmi bu gözle tekrar izlemenizi tavsiye ediyorum. Williams, bütçesinin nerdeyse dört katı bir hasılat ile (202,3 milyon dolar) gişe başarısı yakalayan bu filmdeki başarısını maalesef kendi gerçek yaşamında yakalayamaz. Hastalığının iyice ilerlediği son günlerinde başına geleceklerden çok korkar ve depresyona girer. Nihayet evde yalnız olduğu 11 Ağustos 2014 tarihinde intihar eder. Vasiyeti üzerine; “Cansız bedeni yakılıp külleri San Francisco Körfezi’ne savrulur.” (Yakar, 2023).

Kaynaklar

bbc.com (2015, Kasım 4). ‘Robin Williams intihar etmeseydi, 3 yıl içinde ölürdü’. bbc.com, https://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/11/151104_williams_intihar

biyografi.info, (t.y.). Robin Williams. biyografi.info, https://www.biyografi.info/kisi/robin-williams

Garvey, M. (2021, September 1). Ethan Hawke thought Robin Williams ‘hated’ him on set of ‘Dead Poets Society’. edition.cnn.com, https://edition.cnn.com/2021/09/01/entertainment/ethan-hawke-robin-williams/index.html

halil.gen.tr  (2023, Mart 25). robin williams neden intiharı etti. halil.gen.tr,

https://www.halil.gen.tr/robin-williams-neden-intihari-etti/

malumatfurus.org (2021, ocak 5). Robin Williams’a Atfedilen “Hayatta En Kötü Şey”, “Yalnızlık” ve “Ölüm” Üzerine Vecize. malumatfurus.org, https://www.malumatfurus.org/hayatta-en-kotu-sey-yalniz-bir-insan-olarak-olmektir/

Shadyac, T. (Director, 1998). Patch Adams. (Film). https://www.tekfullfilmizle5.com/patch-adams-turkce-dublaj-izle.html

t24.com.tr (2014, ağustos 14). Robin Williams, alkolizm ve depresyon. t24.com.tr, https://t24.com.tr/haber/robin-williams-alkolizm-ve-depresyon,267645

Ulusan, G. (2020, Nisan 19).  KORONA GÜNLERİNDE GÜZEL BİR ADAMIN HİKAYESİ: ROBİN WİLLİAMS. seyyargazete.com, http://www.seyyargazete.com/2020/04/19/korona-gunlerinde-guzel-bir-adamin-hikayesi-robin-williams/

Yakar, U. (2023). Filmleriyle İzleyenleri Kahkahalara Boğan Robin Williams’ın İntiharı ile Noktalanan Hayatı Hakkında İlginç Bilgiler. webtekno.com/

https://www.webtekno.com/robin-williams-intihar-hayati-bilgiler-h130922.html